Kızıl saçlarının ateşiyle odaya girdiğinde, adamın gözleri hemen onun yaramazlığını yakaladı. Agent’in kocaman yarak ve testislerini görünce dudakları kıvrıldı; bu gece kendini kaybetmeye çok hazırdı. Kızıl, sert bakışlarıyla adamın üzerine yürüdü, cebinden çıkardığı sakso yağını bolca sürdü. Ağzını açtığında içindeki dilekler susuz kalmış bir nehir gibi akıyordu; adamın kokusunu içine çekip dilini yarak başına gezdirmeye başladı.
Her folloşta derinlere indi, emdiği sırada adamın nefesi kesiliyor, dizleri hafifçe titriyordu. Kızılın ağzından çıkan ıslık ve hırıltılar ortamı iyice kızdırdı. Testislere doğru eğildi, elleriyle irice yumurtalara bastırıp onları yalamaya başladı. Adam arada sırada acımasızca boynunu kavradı; kızıl hem acıyı hem zevki bir arada yaşıyordu. Sadece oral yetmezdi; dikleşen yarakla birlikte hızla yatağa yatırdılar birbirlerini.
Göğüslerine dayanan adam sertçe vurmaya başladı amcığın içine, her köklenişte kızıl inliyordu; gürültülü ve kontrolsüz bir sikiş vardı ortalıkta. O da amcığını sıkarak karşılık veriyor, ince bedeni adamın hareketlerine tam uyum sağlıyordu. Kızıl, elleriyle sıkıca kamaştırdığı amcığı içine çekip çıkarıyor, her folloşta daha da çıldırıyordu. Alnını terden silerken sert dayama hızlandı; amcığını derinlere sokup çıkartırken kızıl çığlıklar atıyordu.
Sonunda sabır taşınca adam öyle bir kökledi ki kızıl çığlıklarla yerinden kalkmaya çalıştı ama nafileydi; her dalgayla amcık içinde yer değiştiren o kalın yılan onu esir etmişti. Son gidişte tüm gücünü saldı üstüne, kızıl kaburgalarına kadar inleten bu dayamayla orgazmı patlattı; bedeni kasıldı, nefesleri boğulmuş gibiydi ama gözlerinde arzuyu söndüremedi hiç. Adam da sonunda dibine boşalırken ikisi de anının sıcaklığıyla titreyerek yere yığıldılar. Yatak odasında kalan tek şeyse onların deli dolu sikişinin yankısıydı…